Blog Details

Adi Şirket Nedir?

Adi şirket ortaklığı, BK 620.maddesinde en az iki kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Adi şirketlerde, getirilen sermayeden çok ortakların kişilikleri önemlidir. Birbirine güvenen en az iki kişiden kurulan adi şirketler yüksek sermaye biriktirmek için elverişli değildir.
Ortakların her birinin denetim, yönetim ve temsil hakkı vardır. Adi şirkete, yeni ortak alınması veya ortaklıktan çıkma ya da çıkarılma gibi işlemler oybirliği ile gerçekleştirilir. Getirilen sermaye dikkate alınmaksızın her ortağın bir oy hakkı vardır.
Adi şirket ortaklığı, TTK anlamında ticari işletme sayılmadığı için adi şirketlere ilişkin hükümler TBK kapsamında düzenlenmiştir.
Adi şirketlerin tüzel kişilikleri bulunmamaktadır. Bu sebeple kendilerine ait malvarlıkları olamaz, hukuki eylem ve işlemlerde bulunamazlar. Her türlü işlemleri ortakları tarafından yerine getirilebilir.

Adi Şirket Nasıl Kurulur?

Adi şirketin unsurları:
  1)Kişi Unsuru
2)Şirket Sözleşmesi
3)Ortak Amaç
4)Ortak Amacın Gerçekleşmesi İçin Birlikte Çalışma
5)Katılma Payı Koyma Yükümlülüğü
Adi şirket sözleşmesi kural olarak bir şekil şartına bağlı değildir. Yazılı veya sözlü mutabakat ile kurulabilir. Sözleşmesinin esaslı unsuru tarafların ortaklık kurma iradesine sahip olmalarıdır.
Adi şirket ortaklığında, ortakların kâr ve zarara ortak olması sözleşmenin esaslı unsurlarındandır. Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça her ortağın kar ve zarardaki payı, getirdikleri sermayenin miktarına ve niteliğine bakılmaksızın eşittir.
Adi şirketlerin tüzel kişiliği ve belli bir unvanları yoktur bu nedenle de ticaret siciline kayıt sorumluluklarından değildir. Fakat adi ortaklıkta ortaklardan her biri, kendi ticaret unvanlarını sicile tescil ettirerek kullanabilir.
Ortaklar, adi şirkete getirecekleri sermaye payını ve türünü serbestçe belirleyebilirler. Eğer ortakların ortaklığa getirdikleri sermaye miktarı şirket sözleşmesinde belirtilmemişse eşit miktarda olduğu kabul edilir.
Ortak amacın gerçekleşmesine elverişli olmak kaydıyla kanuna, ahlaka ve adaba aykırı olmayan her şey sermaye olarak getirilebilir.
  Örnek olarak:
Para, alacak hakkı, kıymetli evrak ve menkul şeyler
Her çeşit taşınmaz mallar
Şahsi emek, ticari itibar, ticari işletme
Menkul ve gayrimenkul malların yararlanma hakları
Maden ruhsatları, telif hakları vs.
Adi şirket sözleşmesi kurulmasında şekil serbestisinin bazı istisnaları:
Adi şirkete sermaye olarak taşınmaz mal getiriliyorsa sözleşme resmi şekilde yapılmalıdır.
Adi şirket sermayesi sınai mülkiyet haklarını içeriyorsa yazılı şekilde yapılmalıdır.
Adi şirket sermayesine motorlu taşıt aracı getirilirse sözleşme noter tarafından düzenleme şeklinde hazırlanmalıdır.
Katılma payının fiilen getirilmesi adi şirketin kuruluşu bakımından kurucu unsur değil, sözleşmeden doğan bir yükümlülüktür. Bu nedenle henüz katılma payı ifa edilmeden de iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını müşterek bir gayeye ulaşmak için birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme ile adi şirket kurulmuş olur.

Adi Şirketlerde Vergilendirme Nasıldır?

Adi ortaklıklar, vergi kanunları uygulamaları dahilinde ortaklıklar adına vergi kimlik numarası verilir. Vergi kimlik numarası verildikten sonra gelir vergisi, katma değer vergisi, ortaklar için gelir vergisi ve gelir geçici vergisi mükellefiyeti doğar.
Yıllık mali kâr ortaklar adına beyan edilip her biri için ayrı gelir vergisi beyanı verilir, Yıllık gelir vergisi tarifesine uygun olarak hesaplanmaktadır.
Katma değer vergisi uygulamasında, adi şirket ortakları ayrı ayrı mükellefiyete sahiptir. Ortaklığın katma değer vergisi ile ilgili hesaplarının, ortakların varsa şahsi işletme işlemlerinden ayrı yapılması gerekir. Adi şirket, mal satışında katma değer vergisi tahsil edip mal alışındaki ödenen katma değer vergisi düşürüldükten sonra tahsil ettikleri fazla katma değer vergisini her ay beyan ederek ödeme yükümlülüğü vardır.

Ortakların Hak ve Yükümlülükleri Nelerdir?

Adi şirketlerde ortakların birbirlerine karşı olan yükümlülükleri iç ilişki kapsamında, şirket ortakları dışında üçüncü kişilere karşı olan sorumlulukları ise dış ilişki kapsamında değerlendirilir.
İç İlişki Kapsamında Ortakların Yükümlülükleri:
1)Sermaye Koyma Yükümlülüğü
2)Zarar Katılma Yükümlülüğü
3)Şirketi Yönetme Yükümlülüğü
4)Rekabet Yasağı
5)Özen Gösterme Yükümlülüğü
  Ortakların Hakları:
1)Kâr Payı İsteme Hakkı
2)Denetim Hakkı
3)Tasfiye Payını İsteme Hakkı
4)Ücret, Faiz ve Masrafları İsteme Hakkı
5)Yönetim ve İtiraz Hakkı
  Dış İlişki Kapsamında Ortakların Yükümlülükleri:
1) Birinci Dereceden Sorumluluk
2) Müteselsil Sorumluluk
3)Sınırsız Sorumluluk

Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmanın Sonuçları Nelerdir?

Şirket sözleşmesine eklenecek bir maddeyle ortaklara şirketten çıkma hakkı tanınabilir. Bu hak herhangi bir şarta bağlanmamışsa ortak hiçbir sebep belirtmeden ortaklıktan çıkabilir.
Adi şirket ortaklığında, ortaklardan birinin çıkması veya çıkarılması da tıpkı ortaklığa yeni birinin eklenmesi gibi şirket sözleşmesinde değişiklik oluşturan bir durumdur. Bu nedenle tüm ortakların oybirliğine bağlı olarak gerçekleştirilebilir
. İç ilişki bakımından çıkma veya çıkarılmanın gerçekleştiği an ile temsil ve yönetim yetkisi sona erer. Dış ilişkide ise temsil yetkisine sahip ortağın çıkmasının veya çıkarılmasının adi şirketle iş yapan üçüncü kişilere duyurulma anıyla birlikte gerçekleşir. TBK m.634 gereği, çıkma veya çıkarılma halinde çıkan veya çıkarılan ortağın payı kendiliğinden diğer ortaklara geçeceğinden bu durumun alacaklılara duyurulması gerekir. Ticari işletme işleten adi şirketlerde çıkan veya çıkarılan ortak temsil yetkisine sahip ise ayrıca ticaret siciline tescil ve ilan gerekir.
TBK m.634 gereği bir ortağın ortaklıktan çıkması ya da çıkarılması durumunda payı diğer ortaklar arasında payları oranında kendiliğinden geçer.
TBK m.634/2’de özel bir düzenleme getirilmiş ve şirkete sermaye olarak bir şeyin kullanımı konulmuşsa, diğer ortaklar ortaklıktan çıkan veya çıkarılan ortağa, kullanımını ortaklığa bıraktığı eşyayı geri vermekle yükümlüdür.
Aynı şekilde TBK m.634/2 devamında ortaklıktan veya çıkarılan ortağı ortaklığın muaccel borçlarından doğan müteselsil sorumluluktan kurtararak, ortaklık sıfatının sona erdiği tarihte eğer ki ortaklık tasfiye edilmiş olsaydı ödenmesi gereken tasfiye payını diğer ortaklar ödemekle yükümlüdürler.
Ayrılan ortağa tasfiye payını belirlemek adına şirket sanki tasfiyeye girmiş gibi hesaplama yapılır, adi şirket alacakları tahsil edilip borçları da ödendikten sonra hala kalan bir şeyler varsa ayrılan ortağa tasfiye payı olarak ödenir. Fakat bu şekilde hesaplanan tasfiye sonucunda ortaklığın sona erdiği tarihte, ortaklığın malvarlığı borçları karşılamaya yeterli gelmiyorsa; çıkan veya çıkarılan ortak, payına denk gelen borç tutarını, zarara katılmaya yönelik düzenlemelere uygun olarak diğer ortaklara ödemekle yükümlüdür.
Çıkan veya çıkarılan ortağın, ortak olduğu dönemde henüz sonuçlanmamış işlerden doğan kâra veya zarara katılacağını TBK m.636 düzenlemiştir. Ayrılan ortakla diğer ortaklar arasında tamamlanmamış işler hakkında ortak bir karara varılmışsa ve tasfiye payı tamamlanmamış işleri de içeriyorsa, ayrılan ortak kâr payı isteyemez, kendisine de zarar için iç ilişkide başvurulamaz.

Adi Şirketin Faaliyetini Sona Erdirme ve Tasfiye

Adi şirketin sona ermesi, basit şekilde bir anda değil, ihtiva ettiği birçok devamlı münasebetlerin çözüme kavuşarak sona ermesi sonucunu doğuran bir süreçtir. Bu süreç sona erme sebeplerinin gerçekleşmesiyle başlar, tasfiye işleminin tamamlanmasıyla son bulur.
İnfisah (dağılma) Sebepleri:
1)Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmenin imkânsız hale gelmesi
2)Ortaklardan birinin ölümü ve sözleşmede ortaklığın mirasçılarla birlikte sürdürülmesi konusunda bir hüküm olmaması
3)Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması halinde bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesi
4)Ortaklık için kararlaştırılmış olan sürenin sona ermiş olması
Fesih Sebepleri:
1) Ortakların alacağı kararla fesih
2)Bir ortağın fesih bildirimiyle fesih
3)Mahkeme kararıyla fesih

TASFİYE

Adi ortaklık, sona erme sebepleri meydana geldiği anda hemen son bulmaz. Ortaklık tasfiye aşamasına girer. Tasfiye adi ortaklığın sona erdirme sebeplerinden biri gerçekleştiğinde ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik olan bir süreçtir. Tasfiye aşamasının başlamasıyla artık ortak gaye, ortaklığın sona erdirilmesidir.
Tasfiye aşamasında ise ortaklığın malvarlığı içerisinde olan tüm taşınır, taşınmaz vs. paraya dönüştürülür, alacaklar tahsil edilir. Sonrasında tüm borçlar ödenir.
Borç ödeme aşamasında eğer ortaklardan birinin, ortaklıktan alacağı varsa bu da ödenir. Ortakların, ortaklık kurulurken sermaye olarak getirdiği malların değeri ortaklara geri ödenir. Sermaye olarak bir şeyin mülkiyetini koyan ortağa, o şey olduğu gibi geri verilmez; koyduğu sermaye miktarına ne değer biçilmişse o değer verilir. Eğer ortaklar sermaye olarak bir malın kullanım hakkını getirmişse malın değeri değil, kendisi geri verilir. Bu aşamalar tamamlandıktan sonra geriye para kalırsa bu kazanç sayılarak ortaklar arasında kazancın paylaşılması esasına göre dağıtılır. Zarar söz konusu ise zararın paylaşılması esasları geçerli olur. Tüm bu işlemlerden sonra tasfiye işlemleri tamamlanmış olur.
Tasfiyenin tamamlanmış olması ortaklığı sona erdirir fakat ortaklığın, üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu sona erdirmez. Yani, adi şirket adına yapılan işlemlerden doğan yükümlülükler, ortaklık tasfiye edilmiş olsa da ortaklardan müteselsil sorumlulukları gereğince, zamanaşımı süreleri içinde istenebilir.