Blog Details

ÖDÜNÇ SÖZLEŞMELERİ

Ödünç sözleşmeleri diğer adıyla ariyet ödüncü sözleşmeleri, kullanım ödüncü ve tüketim ödüncü olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

1)KULLANIM (ARİYET) ÖDÜNCÜ SÖZLEŞMESİ

Ödünç verenin, taşınır veya taşınmaz bir şeyin kullanılmasını veya kullanılmakla birlikte ondan yararlanılmasını bir karşılık almaksızın belirli veya belirsiz bir süreyle ödünç alana devrettiği, ödünç alan kişinin de o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi borçlandığı ivazsız bir sözleşmedir.
Kullanım ödüncü sözleşmesinin özellikleri:
İvazsız, tam iki tarafa eksik borç yükleyen rızai ve sürekli bir sözleşmedir.
Kullanım ödüncü şahsi bir haktır.
Ödünç sözleşmesinde mülkiyetin devri söz konusu değildir.
Sözleşmenin konusu taşınır veya taşınmaz mallar olabilir.
Sözleşmenin kurulması şekil şartına bağlı değildir. Bu kural yalnız taşınır mallar için değil taşınmazlar için de geçerlidir çünkü sözleşme konusu malın mülkiyeti geçmez, ödünç olarak kullanım hakkı sağlar.
Sözleşmenin kurulması için sözleşme konusu malın teslimi şart değildir bu nedenle bu sözleşme ayni değil, rızai sözleşmedir. Malın devri, sözleşmeden doğan borcun ifasını oluşturur.
Ödünç veren bu sözleşmede hiçbir karşılık almadan bulunur. Ödünç veren eğer yaptığı işlem için bir para veya herhangi bir bedel alırsa bu artık kullanım ödüncü sözleşmesi olmaktan çıkarak kira sözleşmesi hükmünde olacaktır.
  KULLANIM ÖDÜNCÜNÜN UNSURLARI
Kullanım ödüncünün 3 ana unsuru bulunmaktadır. Bunlar;
  A) Bir Hak veya Şeyin Kullanımının Devredilmesi
Maddi ya da maddi olamayan taşınır veya taşınmaz mallar kullanım ödüncüne konu olabilir. Örneğin alacak hakkı kullanılamayacağı için kullanım ödüncü sözleşmesinin konusu olamaz.
Ödünç veren kişi, o şeyin maliki veya hakkın sahibi olmak zorunda değildir. Örneğin zilyet olan kiracının da ivazsız bir devir yapması geçerlidir.
Tüketilen mallar bu sözleşmeye konu olamazlar.
  B) Devir Karşılıksız Olmalıdır
Özellikle bu unsur kullanım ödüncü sözleşmesini kira sözleşmesinden ayırmaktadır. Bu kullanma eğer ki ivazlı olursa kira sözleşmesi hükmünde kabul edilecektir.
  C)Tarafların Anlaşması
Son unsur tarafların anlaşmasıdır. Açık veya örtülü olması fark etmeksizin iradeler karşılıklı ve birbirine uygun olmalıdır. Şeyin kullanımının ivazsız devri ve şeyin geri verilmesi esaslı unsurlardan biri olarak kabul edilebilecektir. Ancak unutulmamalıdır ki sözleşmede şeyin geri verilmesi hakkında bir anlaşma yoksa artık kullanım ödüncü değil bağışlama sözleşmesi hükmü taşıyacaktır.

ÖDÜNÇ VERENİN BORÇLARI

Ödünç verenin sözleşme konusu malın kullanılmasını devir borcu ve olağanüstü giderleri ödeme borcu olmak üzere iki temel borcu bulunmaktadır.

1) Sözleşme Konusu Malın Kullanılmasını Devir Borcu
Ödünç veren, sözleşme konusu malı karşılıksız olarak devretme ve malı sözleşme süresince de ödünç alanın zilyetliğine bırakma borcu altındadır. Ödünç verenin devir borcu, hafif kusur sorumluluğudur. Bu nedenle devir borcunu yalnızca kasten veya ağır ihmalle hiç ya da gereği gibi ifa etmediği takdirde doğan zararlardan sorumlu olur.
  2) Olağanüstü Giderleri Ödeme Borcu
Ödünç veren, ödünç alan tarafından kendi yararına yapılan olağanüstü giderleri ödemekle yükümlüdür. Bu şekilde yapılan giderler karşısında ödünç alanın hakkı, alacak hakkıdır.
  ÖDÜNÇ ALANIN BORÇLARI
Ödünç alanın borçları aşağıdaki gibidir:
1) Ödünç Konusu Malı Sözleşmede Kararlaştırılan Şekilde, Sözleşmede Hüküm Yoksa Niteliğine ya da Amacına Uygun Kullanma Borcu
Ödünç alan, aldığı şeyi aşırı ve yıpratıcı kullanmaktan kaçınmalıdır. Aksi halde aldığı şeye verdiği zararlardan sorumlu tutulacaktır
2) Ödünç Konusunu Başkasına Kullandırmama Borcu
Ödünç alan, ödünç aldığı şeyi bizzat kullanmalıdır. Ödünç konusu şey 3.kişiye devredilemez ancak taraflar açık veya örtülü olarak aksini kararlaştırabilir.
3) Ödünç Konusu Şeyi Bakım ve Koruma Borcu
Ödünç alan; özellikle malın yok olmasını, kaybolmasını ya da hasara uğramasını önleyecek her türlü zorunlu ve faydalı önlemleri almak zorundadır.

ÖDÜNÇ ALANIN SORUMLULUĞU

Ödünç alan, ödünç konusu şeyi özgülenen şeyin dışında kullanırsa beklenmedik halden doğan zararlardan da sorumlu olacaktır.Kullanma sonunda sözleşmenin konusu olan şeyi geri vermekle yükümlüdür. Parça borcu olduğu için aynen geri verilmesi gerekir. Olağan kullanımdan doğan eskime ve değişmelerden sorumlu değildir.

SÖZLEŞMENİN SONA ERMESİ

Sözleşme olağan sebeple belirli süre belirlenen hallerde sürenin son bulmasıyla kendiliğinden son bulacaktır, tarafların ayrıca bir işlem ya da bildiri yapmasına gerek yoktur. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise ödünç veren, dürüstlük kuralı çerçevesinde dilediği zaman sözleşmeyi feshedebilir.
Sözleşme olağanüstü sebeplerle de son bulabilir. Şeyin sözleşmeye aykırı kullanılmasıyla sözleşme süreli olsa bile ödünç veren, sözleşmeyi feshederek şeyi geri isteyebilir. Sözleşmeye aykırı hareket edilmesi nedeniyle yapılacak bu fesih, ödünç alanın daha önceden uyarılıp bir süre verilmesini gerektirmez.
Önceden bilinmeyen bir sebeple ödünç verenin, ödünç konusu şeye acil olarak ihtiyaç duyması halinde hakkaniyet kuralları gereği ödünç alan, sözleşmeyi feshedebilir.
Ödünç alanın ölmesi halinde, sözleşme ödünç alanın kişiliği esas alınarak kurulduğu için kendiliğinden sona erer. Sözleşme ödünç alanın mirasçılarına geçmez. Fakat ödünç verenin ölmesiyle birlikte sözleşme ödünç verenin mirasçılarına geçerek devam eder. Aksi sözleşme hükümlerinde kararlaştırılabilir.
Ödünç alanın iflas etmesi halinde ilke olarak sözleşme sona ermez ancak geri verme borcunu tehlikeye sokması nedeni olduğundan haklı fesih nedenidir.
Ödünç konusu mal parça borcu olduğundan malın yok olması veya kaybolması halinde sözleşme sona erer.

2) TÜKETİM ÖDÜNCÜ SÖZLEŞMESİ

Ödünç verenin, bir miktar parayı veya tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.Verilen şey tüketildiği için parça malı değil çeşit maldır.
Sürekli borç doğuran, rızai ve eksik iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Faiz varsa tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme, faiz yoksa eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Faiz varsa ivazlı, faiz yoksa ivazsız olarak akdedilir.
Burada önemle belirtmek gerekir ki bu sözleşmede ödünç verilen şeyin mülkiyeti, belirli bir süre devredilir. Tüketim ödüncü sözleşmesinin geçerliliği herhangi bir şarta bağlı değildir. Sözleşme; sözlü, yazılı veya resmi şekilde olabilir.

TÜKETİM ÖDÜNCÜ SÖZLEŞMESİNİN UNSURLARI

Tüketim ödüncü sözleşmesinin 4 temel unsuru olduğu söylenebilir. Bu unsurlar:

1)Bir Miktar Para veya Tüketilebilen Şey
Parça borçlarını oluşturan şeyler ve taşınmazlar bu sözleşmenin konusunu oluşturamaz.
2) Şeyin Mülkiyetinin Devredilmesi
Tüketme ödüncü sözleşmesi için şeyin mülkiyetinin devralana geçirilmesi gerekir. Tüketim ödüncü sözleşmesine konu şeyin mülkiyeti sözleşmenin kurulduğu anda değil borç ifa edildiğinde geçer.
Ödünç verenin, sözleşmeyi yaptığı anda şeyin mülkiyetine sahip olması gerekmez ancak ifa edemezse ifa imkansızlığı nedeniyle sorumlu olur.
3) Ödünç Alan Ödünç Aldığı Şeyle Aynı Nitelikte Şeyi Ödünç Verene Geri Vermek Zorundadır
Ödünç alan, sözleşmenin konusu olan şeyi tükettiği için aynı miktar ve özellikte şeyi geri teslim etmek zorundadır. Aynı miktar geri verileceği için artış ve düşüşler sonucu değiştirip etkilemez.
4) Tarafların Anlaşması
Taraflar gerçek veya tüzel kişi olabilir, fiil ehliyetine sahip olmalıdırlar.Tarafların irade beyanları, sözleşmenin esaslı unsurlarını yani ödünç verilen şey ve bunun geri iadesidir. İrade beyanları açık veya örtülü olabilir.
Faiz, tüketim ödüncü sözleşmesinin esaslı unsuru değildir fakat faiz kararlaştırmış olup da oran üzerinde anlaşamazlarsa faiz sübjektif olarak esaslı unsur olacağından sözleşme kurulamaz.

ÖDÜNÇ VERENİN BORÇLARI

En önemli borcu sözleşme konusu para veya tüketilebilen şeyin mülkiyetini ödünç alana devretme borcudur. Para borçlarında nakden verilebileceği gibi banka veya posta yoluyla da yapılabilir.Faizli ödünç sözleşmelerinde parayı teslim etmeyen ödünç veren, borçlu temerrüdüne düşer.
Misli bir şeyi teslim etme borcunda teslimi yapmayan ödünç veren kusurlu ise TBK m.112 gereği imkânsızlık hükümleri uygulanır. Aksi belirtilmedikçe sözleşme kurulduğu anda devretmekle yükümlüdür. Teslim borcunu yerine getirmeyen ödünç verene karşı, temerrüde düştüğü tarihten itibaren 6 ay içinde teslim davası açılabilir. Teslim almayana karşı da aynı koşullarda dava açılabilir. Önemli husus, borç muaccel olduğu anda değil, ödünç veren temerrüde düştüğü andan itibaren süre işlemeye başlar ve dava açılabilir.
Ödünç alan ödeme güçlüğüne düşerse ödünç veren, bunu ispat ederek ödemeden kaçabilir. Bunu bildiği halde sözleşme yapan ödünç veren, ödemeden kaçamaz.

ÖDÜNÇ ALANIN BORÇLARI

Faizli tüketim ödüncü sözleşmesinde ödünç alan, ödünç verilen şeyi teslim almak zorundadır. Faizsiz ödünçte ise ödünç veren faiz almadığı, dolayısıyla yararı bulunmadığı için ödünç alan teslim alma borcu altına girmez.
Ödünç alan, verilen şeyi teslim almada temerrüde düşerse ödünç veren tarafından 6 ay içinde teslim alma davası açabilir.Ödünç alan, aldığı şeyi tükettiğinden aynısını geri vermesi mümkün değildir. Bunun yerine eşit nitelik ve miktarda şey vermesi gerekir.
Ödünç alanın geri verme borcu, sözleşmenin sona erdiği tarihte muaccel olur. Bu tarihte vermeyen ödünç alan ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. Belirli süreli bir sözleşme ise ihbarla zamanaşımı süresi başlar, belirsiz süreli ise sözleşme sona erdikten sonra 10 yıllık zamanaşımı süresi başlar.

ÖDÜNÇ ALANIN FAİZ ÖDEME BORCU

Faiz kararlaştırılmışsa konusu hem para hem de misli şey olan sözleşmede uygulanır. Konusu para olan sözleşmede faiz her zaman para olarak ödenirken konusu misli şey olan sözleşmede faiz, para veya misli şeyin bir kısmı olabilir.
Faiz, yan edim olup asıl alacağı genişleten bir yan haktır. Faiz borcunun varlığı ve devamı asıl borca bağlıdır. Asıl alacak hakkı doğmamışsa faiz de doğmaz. Asıl alacak sona ererse faiz de sona erer. Faiz aksi kararlaştırılmamışsa yıllık olarak ödenir.
Faiz borcu ya sözleşmeden ya da kanundan doğar. Taraflar faiz oranını belirlemiş ise akdi faiz oranı, belirlememişse kanuni faiz oranı uygulanır. Ticari olmayan (adi) sözleşmelerde taraflar faiz kararlaştırmamışsa faiz istenemez. Ticari ödünç sözleşmelerinde ise taraflar faiz kararlaştırmamış olsa bile faiz istenebilir.
Temerrüt faizi, sözleşmede belirtilsin veya belirtilmesin her daim istenebilir.
Anapara faizi ise adi ödünç sözleşmesinde ancak belirtilirse istenebilir. Ticari ödünç sözleşmesinde ise belirtilmese de istenebilir.
Ticari olmayan işlerde bileşik faiz yasaktır. Ticari işerde ise 3 aydan az olmamak şartıyla, cari hesaplarda olması şartıyla yalnız bu iki şartta mümkündür.

SÖZLEŞMENİN SONA ERMESİ

TBK’da tüketim ödüncü ile alakalı sona erme sebepleri genel olarak düzenlenmemiştir. Ancak genel anlamda sözleşmenin sona erdiği haller aşağıdaki gibidir:
Olağan sebep olarak eğer sözleşme belirli süre için akdedildiyse bu sürenin bitimiyle kendiliğinden sona erecektir.
Belirli süreli sözleşmelerde süre sona ermeden de ödünç alan geri vermeyi gerçekleştirebilir. Süre sona ermeden geri verme gerçekleşirse faiz yoksa geri vermeyle sözleşme sona erer. Ancak faiz varsa geri vermeyle birlikte faizin ödenmesi halinde sözleşme sona erer.
Geri verme için bir bildirim süresi kararlaştırılmışsa fesih bildirimi yapılır. Sözleşme feshin bildirildiği tarihte değil, bildirim süresinin sonunda sona erer.
Taraflar sözleşmede ödünç konusu şeyin geri istendiği anda muaccel olacağını kararlaştırmışlarsa ödünç alınan şey veya para istendiği anda sözleşme sona erer ve aynı zamanda geri verme borcu muaccel olur. Burada bildirimsiz fesih söz konusudur.
Sürekli sözleşme olduğundan önemli sebeplerle de fesih mümkündür. Sözleşmenin ivazlı, ivazsız, tarafların bu yönde irade beyanlarının olup olmamasının önemi yoktur. Dürüstlük kuralları ya da kişisel bir nitelikte gelişen durumlar için bu durum karşı tarafa bildirilir ve sözleşme sona erer. Buradaki fesih bildiriminin geçerli olması için bir şekil şartı yoktur.
Kanuni olarak ise sözleşmede ödüncün geri verilmesi konusunda bir süre belirlenmişse veya bildirim süresi ya da borcun geri istendiği anda muaccel olacağına kararlaştırmışlarsa ödünç alan, ilk istemeden itibaren 6 hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.